23 Şubat 2012 Perşembe Saat 08:43
ÇOK OKUNANLAR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Okan BAL
pdrcihaber.com@gmail.com
Eşinizle İletişimde Mutlu Olmak İçin İpuçları
26 Eylül 2011 Pazartesi Saat 12:53

Evlenmeden önce taraflar birbirlerini tanışma sürecinde çok açık vermek istemezler. Bu durum her iki taraf için de geçerli bir gerçektir. Güçlü ve sağlıklı bir ilişki kurulurken bir sürü hatalar yapılır. Eşler birbirlerinin psikolojik ihtiyaçlarını, hayat felsefelerini anlamaya ve anlamlandırmaya çalışır. Bazen verecek olduğumuz tepkiler zamansız, yersiz ve niteliksiz olabilir. Bilinçli veya bilinçsiz olarak karşımızdaki kişiyi psikolojik olarak yıpratmış oluruz.  Kızarak, tenkit ederek, özgürce kendini ifade etmesini engelleyerek bize tepkisini göstermesine izin vermeyerek karşımızdakinin ruhunda yaralar oluştururuz. Çoğu zaman da karşımızdakini bir robot yerine koyarak; karşılanmamış ihtiyaçlarımızı eşimizden bekleriz. İşin temeline doğru inildiğinde ise ben merkezci bir yapıda olunması “biz” yerine “ben-sen” kullanımları sorunun büyümesine neden olur. İletişimde de ben merkezci yaklaşımda davrananlar sorunları daha yoğun şekilde yaşarlar. Eşlerin arasında beklentileri, fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçları konuşulduğunda ortak bir kararda buluşulmaya çalışılmalıdır. 
 
Bizim kültürel yapımızda olsun, günlük yaşantımızda olsun hep ilişkilerde olumsuz düşünceleri ön planda tutarız. Eşimizin kızgın öfkeli veya duyarsız tavırlarına karşı olumlu yönde düşünme ile ona yaklaşmalıyız. Bu durumda eşimizin bu davranışını iyi gözlemlemeli ve onu iyi anlamaya gayret göstermeliyiz. Kafamızda oluşturacağımız olumsuz senaryolar ilişkimizde daha çok çatışmalara neden olacaktır. İkili ilişkilerde karşı tarafla her zaman günlük gülistanlık bir iletişimde olmak neredeyse imkânsız. Eşinizle olan ilişkide de bunu fark ediyorsunuzdur. Bazen iyi bazen kötü bazen olumlu bazen olumsuz günleriniz oluyordur.  Bazen eşinizin sinirli, kızgın olduğu durumlarda yangına körükle gitmek yerine ona rahatlama veya saldırı hakkı verirseniz rüzgarın fırtınaya dönüşmesi engellenmiş olur. Bir kavga durumunda kişiler kendini kanıtlamaya güçlü olduğunu göstermeye çalışılar bu durum sevgi azalmasına ve ilişkilerde kopukluklar yaşanmasına kadar gider. Kendine güvenen ve başarılı olduğuna inanan insan kendini kanıtlamaya çalışmaz. 
 
Eşinizle yaşadığınız bir sorunda avukat mı olmalısınız hâkim mi?. Sen suçlamaları yani “Sen yaptın”, “Sen ettin”, “Senin yüzünden” gibi ifadeler karşımızdakinin duygularına hitap etmekten ziyade onu savunmaya çekecektir. Kişi içinden şunu diyebilmeli: “Bu hatalı bir durum ama eşim beni bu durumda bile destekler.Ondan başkası benim yanımda olmaz”. Bu düşünce karşılıklı olarak eşlerde olmalı. Bazen kol kırılır yen içinde kalır ama bu hatayı onaylamak değil aynı hataya bir daha düşmemek için bir fırsat olmalıdır. Evlilik aslında bir anlaşma, bir ortaklık, bir ortak karar alma ve ortak yaşam felsefesidir. Bu nedenledir ki ev içi ve ev dışı sorunlarda evlilikle ilgili eşlerin evliliğin gidişatına göre kendilerini kontrol etmeleri ve bir istişare ortamında bulunmaları bazen sorunların başlamadan bitmesine vesile olur. 
 
En büyük sıkıntılardan birisi de insanın eşini kendi yaşamına göre şekillendirmeye çalışmasıdır. Bazen daha da ileri giderek “benim gibi düşünmeli”, “benim gibi olmalı” düşünceleri ile eşimize kızabiliyoruz. Hatta onların istediğimiz gibi olmadıklarından dolayı onlara kızıyor, sinirleniyoruz. Unutulmamalıdır ki insan bile kendisi ile ilgili bazı değişikliğe karar verdiğinde çoğu zaman onu bile gerçekleştirememektedir. Bu konuda bir örnek verecek olursak; kadın bir kap, erkek bir kap olarak kabul edildiğinde; ne kadın erkeğin kabına girebilir ve sığabilir, ne de erkek kadının kabına girebilir ve sığabilir. Burada ortak bir kapta buluşulması uyumu daha çok artıracaktır. Çay ve şeker misali çay şekere şu güzel ifadeyi kullanmıştır: Bardakta buluşuruz şekerim. 
 
Eşimize verdiğimiz değer ona ifade ettiğimiz güzel kelimelerde gizlidir. Saygınlığını da saygınlığımızı da bu ifadelerde bulabiliriz. Bazen sokakta tanımadığımız insana bile gösterdiğimiz nezaketi, hemen yanımızda hayat arkadaşımız olan eşimize gösteremiyoruz. Ağzımızdan çıkacak güzel iki kelimenin tüm olumsuzlukları alıp götürdüğü zamanlar olacaktır. Eşlerin birbirlerine kullanıldığı güzel ifadeler bağlılığı artıracak ve sevginin yeniden keşfedilmesine yarayacaktır. Bir tebessüm bile eşinizin yüzüne, ruhuna güzelliklerin dolmasına vesile olacaktır. Yüzünüzden tebessümün eksik olmaması dileğiyle…
 
Okan BAL
Uzman Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı

Bu yazı toplam 278 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
ARŞİVDE ARA